| The Amazing Ari |
GayMag Haziran sayısında Ayın Erkeği olan The Amazing Ari, GayMag için "EN"lerini cevapladı. Geceleri en çok ne uyanık kalmanızı sağlar?
Bilgisayar başında oturmak. Eğer internetin başındaysam zaman çok hızlı geçiyor. Çoğu zaman uykusuz kaldığım oluyor. Müzik indirirken, fotoğraf yüklerken... Gün içinde genelde çok düşünceli oluyorum, ışıkları kapatıp uyumam çok uzun süre alıyor. Zaman zaman çok yaratıcı olabiliyorum, o anda bilgisayarı kapatıp yatmak istemiyorum..
Asla Giymem Dediğiniz Şey?
Asla giymem dediğim... gösterilerimde mi?
Asla giymeyeceğim şey, hareket etmemi veya nefes almamı engelleyecek şeyler. Elbiselerimi ve gösteri kostümlerimi seviyorum, genelde vücut hatlarımı belli eden şeyleri giymeyi seviyorum. Gardrobum çok karmaşık, herşey var ama genelde rahat şeyler giyinmeyi seviyorum, eğer bir elbisenin içinde rahat edemeyeceksem çıplak dolaşırım!
Havadayken en çok neyi düşünürsünüz?
Gösterilerim sırasında işimi en iyi şekilde yapmayı düşünüyorum. İzleyicilerin, gösteriye izlediklerinde inananaması gerekiyor bence. Gördükleri şeyin özel olduğunu hissetmelerini istiyorum. Bir yolu olsa örneğin hepsine dokunmayı isterim. Yaptığım işin en iyisini yapmayı düşünüyorum.
En büyük takıntınız?
En büyük takıntım... Hım.... Takıntılara meyilli bir kişiliğim yok aslında...
Bir takıntı sayılırsa kendime düşkün olduğumu söyleyebilirim; yediklerim, içtiklerim ve yaptıklarıma dikkat ediyorum. Resimlerim veya gösteri çalışmalarım bu bağlamda değerlendirilebilir. Sürekli gelişime ve yeni şeylere açlık duyuyorum ve sanırım bu da takıntı olarak algılanabilir.
Antik çağlara ait alanlar, tapınaklara, yuvarlak kesme taşlar ve güçlü antik yerleşim merkezlerine de takıntılı olduğumu söyleyebilirim. Aslında bunlara takıntıdan ziyade sağlıklı ama yüksek dozlu bir ilgi denmeli, fakat benim için çok önemli oldukları kesin.
Sizi en çok kızdıran şey?
Hayvanlara veya birbirine şiddet uygulayan insanları görüyorum. Bu beni en çok kızdıran şey. Hayvanlar veya bitkiler, örneğin konuşamıyorlar, ama insanlar sürekli onlara sürekli kötü davranıyorlar. Bazı büyük firmalar denizleri, havayı, nehirleri pisletiyor işte bu beni çok kızdırıyor.
Dünyaya saygısı olmayan ve sesini çıkartmayan tüm insanlar tepemi attırıyor. Bazen keşke “Superman” olsam da dünyayı kurtarabilsem diyorum.
Çocukların, insanların veya hayvanların kötüye kullanılmasını, suistimal edilmesini kabul edemiyorum. Çünkü bu bahsettiklerimiz kendilerini savunamayacak kadar güçsüzler.
Küçükken en çok nerede tatil yapmayı severdiniz?
Küçükken ailemle birlikte Avusturalya'nın kuzeyinde Queensland diye bir tatil kasabasına gidip orada bütün yazımı plajda geçirirdim. Her gün güneşlenip, yüzerek zamanımı geçirirdim. Avusturalya'da yaz gerçekten çok güzel, ve yaşaması çok zevkli.
Avusturalyadan ayrılmadan önce, yirmili yaşlarımdayken, her yere çok uzaktım. Ama örneğin Avrupada böyle değil, birçok ülke birbirine çok yakın. Burada seyahat edip, değişik kültürleri görüp tanıyabilmek daha kolay. Gençken hep Mısır'a gitmeyi isterdim. Hala gitmedim. Birgün.. Umarım...
En çok utandığınız an?
Hımm bir düşüneyim, Gençken kardeşimin beni duşta yakalamasıyla ilgili birşeyler hatırlıyorum, bir de plajdan eve dönerken havlum düşmüştü caddede, ve altında mayom yoktu, herkes bana bakmıştı ancak bunlar hoş utangaçlıklardı.
Bu günlerde kolay kolay utanmıyorum. Çıplak kalmaktan korkmuyorum ya da başkalarının ne diyeceğini düşünmek beni utandırmıyor, artık utanmazın biriyim. (hahahaha! )
Sadece bazen bir erkek yanıma gelip beni çağırırsa utanabiliyorum. O da o andaki durumuma bağlı olarak değişiyor.
Belki
insanların önünde şarkı söylemek beni
utandırabilir. Güzel bir sesim olduğunu düşünüyorum,
ama bunu yapmak için çok utanıyorum. Belki de utanmam,
bekleyelim ve görelim... |



