'Sympathique' ve 'Hang on
Little Tomato' ile Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip Pink Martini,
yeni albümleri 'Hey Eugene!' 'nin Avrupa Turnesi kapsamında Türkiye'de!
Aylarca listelerde 1 numara olan ve Türkiye'deki satışları ile 2 kere altın
plak kazan grup Pasion Turca himayesinde 3 özel konser için Türkiye
ve KKTC'ye geliyor! Biletler tükenmeden yerlerinizi ayırtmayı unutmayın!
Samurayların aşk şarkılarından
1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına
kadar, dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran Pink
Martini, yepyeni ve sevdiğimiz tüm şarkılarıyla Pasion Turca himayesinde
Türkiye ve KKTC’de!
Türkiye’de büyük bir
hayran kitlesi edinen, verdikleri her konserde biletlerini günler
öncesi tükenen Pink Martini ile dans etmeye hazır mısınız? Türkiye'de
“Sympathique” ve “Hang on Little Tomato” albümleri ile altın plak kazanan ve
Türkiye sevgilerini ikinci albümlerinin dünya baskısında kapağa kadar
taşıyan grup, 3. albümleri 'Hey Eugene!' Avrupa turnesi
kapsamında tekrar Türkiye'de! Kendilerini müzik arkeologları olarak
tanımlayan şeker gibi bir grup, Pink Martini. Hayranları topluluğu sanat
müzelerinden havaalanı hangarlarına, dumanlı barlardan senfonik konser
salonlarına kadar konser verdikleri her yerde takip ediyor.
Sonbahar'da çıkması beklenen
yepyeni albümünün şarkıları ve de herkesin ezbere bildiği tüm hit şarkıları ile
Pink Martini bizlerle!
PINK MARTINI HAKKINDA
Hiçbir klişe tanım onların
yaptığı müziği ifade etmeye tam olarak yetmiyor. Kendilerini “Dünyanın değişik
köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan
müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas
M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve
müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini,
dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak
zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi
kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine
seslenebilmek” diye ekliyor.
Topluluğun büyük ilgi çeken
ve dünya çapında milyonlarca satan ilk albümü “Sympathique”ten sonra
çıkardığı “Hang on Little Tomato”, yine çoğunluğu topluluk üyelerine ait olan
ve çok çeşitli esin kaynaklarından beslenen şarkılardan oluşuyor; Life
dergisinde 1964’te yayınlanan bir Ketçap reklamından, 1950 tarihli İtalyan
filmi “Anna”ya kadar pek çok farklı kaynaktan beslenen albümde Fransızca,
İtalyanca, Japonca, Hırvatça, İspanyolca ve İngilizce parçalar yer alıyor.
Birçok Hollywood filmine tema şarkısı yapan grup, yeni albümünün şarkılarını
dünyada ilk defa Pasion Turca himayesinde gerçekleşen 2003 Türkiye turnelerinde
seslendirmişlerdi. Mayıs ayında çikardıkları 'Hey Eugene!' nin ilk Avrupa
turnesi kapsamında Pasion Turca himayesinde 2007'de 5 konser için
Türkiye'ye de ugrayan grup, Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri
resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyan grup,
birçok dilde hazırladıkları şarkılar ile 05-06-15 Temmuz tarihlerinde
Türkiye ve KKTC'de gerçekleşecek müthiş 3 konsere imza atmaya
hazır.
Pink Martini, piyanist Thomas
M. Lauderdale tarafından sivil toplum örgütlerinin gösterilerinde dinleti
vermek üzere 1994’te Portland Oregon’da kuruldu. Avrupa’daki ilk performansını
Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren ve ardından Fransa, İspanya, Portekiz,
Belçika, İsviçre, Yunanistan, Türkiye, Lübnan, Tayvan ve ABD’yi kapsayan
geniş bir turneye çıkan orkestra, seçkin festival salonlarından, sigara dumanlı
barlara kadar çok çeşitli yerlerde çaldı. Los Angeles, Oregon, Seattle, New
Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler
de veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles
Filarmoni’nin yeni evi Walt Disney Konser Salonu’nun açılışını yaptı. “Je Ne
Veux Pas Travailler…” nakaratıyla akıllara kazınan Sympathique şarkısı ve
aynı isimli albüm grubun ününü tüm dünyaya yaymıştı. Sympathique, yakaladığı
satış rakamlarıyla Fransa'da "Platin" albüm ile ödüllendirilirken,
grup ülkenin en prestijli müzik ödüllerinden "Victoires de la Musique" için
"Yılın Şarkısı" ve "En İyi Çıkış Yapan Sanatçı" dallarında
aday gösterilmişti.
Albüm ve müthiş 45'likleri
ile tüm dünyada 1 milyondan fazla satan Pink Martini'nin birbirinden güzel
şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için televizyon tarihinin ünlü dizileri
birbirleriyle yarışıyor. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar
Pink Martini’nin şarkıları heryerde. Grubun her iki albümü de aylarca en çok
satanlar listesinde ilk sıralarda yeraldı. Son albümleri Hang on Little
Tomato’yla Almanya’dan, Yunanistan’a, Fransa’dan Kanada’ya kadar altın plak
satışlarını geride bırakan grup, Türkiye’de de her iki albümü ile altın plak
satışlarını aşan sayılı isimlerden biri oldu.
“Pink Martini’nin hayatı
seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…”
BBC Music Review.
12 grup üyesiyle adeta küçük bir orkestra tadında müzik
yapan, Portland-Oregon’dan çıkan Pink Martini’yi New York’lular kısaca “güzel,
sofistike, ve soluk kesici” olarak tanımlıyorlar.
Tamamladıkları üçüncü stüdyo albümleri “Hey Eugene!”, 14
Mayıs 2007 tarihinde tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de raflardaki yerini
aldı... 12 parçadan oluşan albüm sizi kabare ruhuyla ahenkli bir şekilde
bir arada çalan bu topluluğun eğlenceli müzikal yolculuğuna ortak ediyor.Albüm
yaz boyunca Türkiye'de en çok satan yabancı albümlerden biri oldu....
Modern, klasik, sofistike ve “çok dilli” olan Pink
Martini, bütün dünyaya Amerikalıların kendi kültürlerinin ötesine heyecanla ve
iyimserlikle yaklaşacak tutkuya, yaratacılığa ve zekaya sahip oldukları
konusunda bir umut veriyor.
Pink Martini’nin üçüncü albümleri “Hey Eugene!”, Thomas
Lauderdale ve China Forbes’un yapımcılığını birlikte üstlendiği ilk albüm. “China
ile ikimizin duyarlılığın mükemmel bir birleşimi oldu” diye anlatıyor Thomas.
“Biraz daha melankolik olan ilk iki albümümüze göre çok daha eğlenceli ve umut
dolu” diye de ekliyor.
Her albümlerinde olduğu gibi, “Hey Eugene!”de de yer alan
şarkıların Pink Martini için birer hikayesi var...
Hollywood’un altın çağını yaşadığı dönemlerin ezgilerini
taşıyan “Everywhere”den sakin güzelliği ile “Cante e Dance”ye albüm China
Forbes’un muhteşem sesiyle birlikte parıldıyor. Aynı zamanda albüme birçok isim
katkıda bulunmuş. China Forbes, “Dosvedanya Mio Bambino”nun sözlerini kardeşi
Maya ile birlikte yazmış. Romantik “Mar Desconocido” ise Peru’lu perküsyonist
Martin Zarzar’ın açılışı ile başlıyor. “Pedro Almodovar’ın filminden bir şarkı
gibi duruyor” diyor Thomas, “tam ortasında Chopin’in valslarından bir bölümle
devam ediyor”.
Japon Saori Yuki’nin sevdiği kadının çaldığı gitar olmayı
istediğini anlattığı hit parçası “Taya Tan” grup tarafından yeniden büyük bir
incelikle çalışılmış. 1934’te Ataulpho Alves tarafından yazılıp Carmen
Miranda’nın söylediği “Tempo Perdido”da ise Pink Martini’ye Jefferson
Lisesi’nin Gospel korosu eşlik ediyor. Aşkın sonlanmasının anlatıldığı hüzünlü
ve tutkulu bir samba olan şarkıyla ilgili olarak “üzerine söyleyecek yeni bir
şeylerimiz olduğunda eski şarkıları yorumlamayı seviyoruz, ve bu anlamda Tempo
Perdido unutulmuş bir hazine” diyor Thomas.
“City of Night” şarkısı, günün sıkıntılarını geride
bırakmak ile ilgili Forbes/Lauderdale tarafından ortak yazılmış bir şarkı.
İspanyolca da “Diliyorum” anlamına gelen “Ojala” ise daha çok Fransızca
söyledikleri yavaş ve seksi bir cha-cha.
“Bukra Wba’Do” ilk Arapça söyleme deneyimimiz” diyor
Lauderdale. Şarkının ismi “yarın ve sonraki gün” anlamınageliyor ve bir aşığın sevgilisiyle buluşmasını
beklemesini anlatıyor. “Bir meydanda toplanıp bu şarkıyı söyleyen bir topluluk
fikrinden esinlendik.... ki bu bize uygun bir şey çünkü en güçlü itirazlar
buradan yükseldiği için George Bush, Portland Oregon’dan hep ‘küçük Beyrut’
diye bahsediyordu. Abdel Halim Hafez’in bu şarkısını kaydetmemiz Bollywood
şarkılarına ithafen yaptığımız bir çalışmadır.”
“Hey Eugene!”, bir partide China ile tanışıp telefon
numarasını isteyen bir erkeğin kendisini hiçbir zaman aramaması ile ilgili bir
hikayeyi anlatıyor. Şarkı, canlı performanslarda dinleyicilerin en sevdiği
şarkılar arasına girmiş hemen.
Ve son olarak jazz efsanesi Jimmy Scott, olağanüstü
sesiyle “Tea for Two” şarkısında China’ya eşlik ediyor. Şarkı, 1925 yılında
“No, No, Nanette” müzikali için Vincent Youmans and Irving Caesar tarafından
yazılmıştı.
Kapakta kullanılan resim ise Lauderdale’ın en yakın
arkadaşının (aynı zamanda China’nın erkek arkadaşının) büyük annesi Mildred
Eichler’in 1962 yılında çekilmiş bir resmi. “Mildred Eichler, 1950’li ve
1960’lı yıllarda New York’un bütün dragqueen’lerini giydirirdi” diyor ve
ekliyor “bu fotoğrafı 15 sene önce ilk gördüğümde olağanüstülüğün mükemmel bir
karesi olduğunu düşündüm.”
05 Temmuz Saat 23:30,Babylon
Alaçatı, Çeşme
06 Temmuz Saat 21:00, 15.
Uluslararası Istanbul Caz Festivali, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi
Yusuf Koç
22 yıl önce Dünyada doğdu.
Adını Yusuf koydular... birde dedesini kıramadılar M. Sacid eklendi Adına
Eğrelti..
Saklambaç oynadı, Okula gitti,
otobüs kuyruğunde bekledi. ( Tek beklediği kuyruk bu değildi. Örneğin
gözlüklerini değiştirmek... devamı...
Kitap
Son Erkek Ölünceye Kadar - Serhat Ayan
Kadınlar, hiç de göründüğü gibi olmayabilir,
"Son Erkek Ölünceye Kadar", tüm kitapçılarda. Dünyadaki tüm kadınlar,
gizli bir örgüte bağlıysa? Ya dünya üstündeki kadınların tümü, erkek ırkını
spermsiz doğum mümkün olduğunda, ortadan kaldırmayı amaçlayan gizli bir
örgütse?
Bu çarpıcı soru etrafından şekillenen "Son Erkek Ölünceye Kadar", 328
sayfasının her satırında sürükleyen bir başucu... devamı...
Recep İvedik TOP ları Sevmiyor!
“Daha ilk dakikalardan itibaren, filmin aralarına serpiştirilmiş ‘top’ gibi kelimelerle, erkek eşcinseller aşağılanıyordu. Filmde yer alan karakter eşcinsel olsun ya da olmasın, erkekliği sorgulanıyordu (Otel müdürü Recep İvedik’e aerobik kıyafeti...
StyleList
Yaz
modası; şık erkeğin gösterişli yanını, sokak modasının rahatlığıyla kombine
ediyor.
Erkekler için bu yazın modası
gökkuşağı gibi! Erkekler, pembe pantolonlar, yeşil ceketler, turuncu gömlekler,
kırmızı terlikler ile...
Lale Mansur Lezbiyen Olduğunu Söylerse
Habertürk
TV'de Balçiçek Pamir’in Söz Sende programına misafir olan oyuncu Lale Mansur, senelerönce
aldığı bir reklam filminde neden oynamadığını anlatıyordu. Bir anda ağzından
öyle şey... devamı...
Evvvet Sinirlerimi Aldırdım!
Beni
tanıyanların hakkımdaki değişmez tanımıydı “asabi”. Kim benden bahsetse bir
kavga hikayesi, bir öfke nöbeti, herhangi bir “Allah korusun” nidası muhakkak
cümle içinde kullanılırdı. Kesinlikle... devamı...
SPAya Kaç!
Stresi alt etmenin yolu, SPA’dan
geçiyor
Şehir
hayatının getirdiği geçmek bilmeyen bir yorgunluktan şikayetçiyseniz başınız,
beliniz, ayaklarınız ağrıyorsa, belki de biraz... devamı...
Dağlarında Gökkuşağı Açıyor...
Eşcinseller olarak birçok
oluşumumuz ve yayınımız var. Görünen o ki daha da çoğalacak. Ne güzel. Bu
çalışmalara katılarak mücadelenin sadece LGBTT... devamı...