Okunma Sayısı : 84  |
Beğenilme : Yok |
Moda
dünyasının 20. yüzyılda yetişen önemli
isimlerinden Yves Saint Laurent dün akşam hayata veda etti.
Kadının modern toplumdaki değişen rollerini yüzeye
çıkarttığı “kendine güvenen kadın”
tasarımlarıyla ünlü moda efsanesi, 71 yaşındaydı...
İngiliz
yayın kuruluşu BBC’nin internet sitesinden, Pierre-Berge-Saint
Laurent Vakfından yapılan açıklamaya dayanılarak verilen
haberde, 21 yaşında Dior Sarayının baş tasarımcılığına
gelerek moda dünyasının bir anda çehresini değiştiren
Laurent’ın, Fransa’nın başkenti Paris’te 71 yaşında öldüğü
belirtildi.
Haberde,
moda kralı olarak anılan Laurent’ın eski iş ortağı ve şahsi
dostu Pierre Berge’nin, ünlü modacının uzun süren
bir hastalık döneminin ardından evinde öldüğünü
söylediği, ancak hastalığının ne olduğu hakkında
ayrıntılı bilgi vermediği kaydedildi.
Yves Saint Laurent,
1936 yılında o dönem halen bir Fransız sömürgesi
olan Cezayir’in Oran kentinde doğdu. 18 yaşındayken kazandığı
bir moda tasarım yarışması sayesinde Christian Dior’un
dikkatini çekmeyi başardı.
Kloş etekler ve
ceketlerden oluşan ilk koleksiyonu sansasyon yarattı ve 50’lerin
modasını belirledi. Üç yıl sonra Dior’un ölümünün
ardından ünlü modacının yerini aldı ve 21 yaşındayken
baş tasarımcılığa terfi etti.
Toplum
içinde kadının kendine giderek daha fazla güvenen
rolünü yansıtan Saint Laurent’in tasarımları asil ve
seksiydi. Yves Saint Laurent, hazır giyimi popüler kıldı,
pantolon-ceket takımları, safari ceketleri ve süveterleriyle
kadınların giyim tarzını baştan başa değiştirdi.
Eşcinsel
olmasından ötürü okul yıllarında alay konusu olan
Saint Laurent, hayatının büyük bölümünü
psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklarla geçirdi ve kamuoyu
önüne çok ender çıktı.
Yves
Saint Laurent, Catherine Deneuve ve Grace Kelly gibi dünyanın
en ünlü kadınlarını giydirdi. Ancak 1990’ların
sonlarında, moda evinin kârları düştü ve 2002
yılında atölyeleri kapandı. 2002’de verdiği bir mülakatta,
kadınları moda aracılığıyla özgürleştirmeye
çalıştığını şu sözlerle ifade ediyordu:
“Günümüz
kadınının gardrobunu yarattım’ diyorum kendime. ‘Kendi
çağımın dönüşümüne bu şekilde katkım
oldu’ diyorum. Benim kıyafetlerle yaptığım, müzikte,
mimaride, resimde ya da diğer sanatlarda yapılanlar kadar önemli
değil tabii ki. Ama olsun, yine de değeri var. Ben kendimi
kadınların hizmetine sunmak istedim. Yani onlara, bedenlerine,
hayatlarındaki tutumlarına hizmet etmek. Son yüzyılda yaşanan
büyük özgürleşme hareketi içerisinde
onlara eşlik etmek istedim.”
“MODAYI
DEMOKRATİKLEŞTİRDİ”
Vogue dergisinin editörü
Alexander Shulman, Saint Laurent’in modayı demokratikleştirdiği
görüşünde. Shulman, “Modayı insanlara
yakınlaştırdı. Gençti, moderndi. Pop yıldızları, film
yıldızları onunla takılıyordu. Genç kuşaklar, onunla
aralarında bir bağ kurabiliyordu” diye konuştu.
Yine
Vogue dergisinden Nancy Pilcher, “Elbiseleri öyle keserdi ki
podyumda salınan mankenler onların içinde mükemmel
görünürdü. Ama siz kendiniz elbiseyi giydiğinizde
de aynı şekilde hissederdiniz. Tasarımı bıraktıktan sonra onun
gibi ceket kesen başka birini görmedim.” dedi.
2002’DE
EMEKLİYE AYRILMIŞTI
Hayatının büyük bir
bölümünde çeşitli ruh ve beden hastalıklarıyla
boğuşan modacının, hastalığı nedeniyle özel giysi
tasarımcılığından 2002’de emekliye ayrılmak zorunda kaldığı
biliniyor.
ntvmsnbc
03/05/2008
|
|
|