Okunma Sayısı : 141  |
Beğenilme : Yok |
En ilginç ve
yaratıcı ödüllerden biri hakkında yazıyorum bu hafta.
Ödül derken biraz tereddüt etsem de dönüştürücü
etkisini düşündüğümde kazananlar(!) için
aslında bir ödül olduğu aşikâr olan Hormonlu
Domates Anti Homofobi Ödülleri...
B ugünlerde Beyoğlu
3. Asliye mahkemesinin haklarında kapatma kararı verdiği
Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği gönüllüleri
2005 yılında bir ödülle hem homofobiye dikkat çekmek
hem de ödül-ceza kavramlarını biraz sarsmak adına
kamusal alanda ya da basın yoluyla homofobik söylemler ve
tavırlar üreten kişi ve kurumlara bir ödül vererek
toplumun dikkatini homofobi ve transfobiye çekmek istediler.
Verilecek ödülün
nasıl bir biçimi olacağı üzerine yapılan beyin
fırtınaları esnasında yardıma eski kabzımal ve hakem, günümüzün
futbol yorumcusu/reklam yıldızı/TV sunucusu Erman
Toroğlu
yetişti.
Uğur Dündar’ın
kafasında ve ayağında galoşlarla bastığı fabrikaların
etkisiyle gündeme gelen hormonlu yiyeceklerin ülke
gündeminde uzun ve geniş bir şekilde yer alması esnasında
derin hayvancılık bilgisiyle halkı uyaramaya girişen Toroğlu’nun
“enfes” açıklaması bu ters-ödülün de isim
babası olmasını sağladı:
“Hormonlu domates
yemeyin, homoseksüel olursunuz!”
Muhakkak ki okuyunca
sizin de yüzünüzde bir gülümseme belirdi. Ve
evet açıklama gayet komik.
Komik olduğu kadar da
cehalet kokuyor tabii. Ama işte bu ödül tam da buraya
işaret ediyor.
Hormonlu Domates Anti
Homofobi Ödülleri
Türkiye’de ve
dünyanın her yerinde konuşma, yazma fırsatı bulan,
ekranlarda, gazetelerde yer edinmiş insanların konuşurken ve
yazarken ağızlarından ve kalemlerinden çıkacakları
sözlere dikkat etmeleri gerekiyor.
Çünkü
onların söyledikleri, yazdıkları farkında olmadıkları,
tanımadıkları sayısız lezbiyen, gay, biseksüel, travesti,
transseksüel (LGBTT) bireyin hayatını olumlu ya da olumsuz
etkiliyor.
Hele hele Türkiye
gibi medyanın verdikleriyle yetinen, o bilgilerle yaşayan,
algılayan, hareket eden, seven ya da nefret eden bir ülkede
buna iki katı daha hassasiyet göstermek gerekli.
Ama tabii söz konusu
eşcinsellik olduğunda kimsenin ne diline ne de kalemine bir kontrol
mekanizması yerleştirmediğini görüyor, duyuyor ve
biliyoruz maalesef ki.
Bu yıl 29 Haziran 2008
Pazar günü yapılacak LGBTT Onur Yürüşü’nün
sonunda dağıtılacak olan ödüllerin kısa bir
kronolojisini yapmak sanırım hem hafızalarımızı tazelememize
yardımcı olacak hem de kısa bir “anılarda homofobi” turu
yapmış olacağız.
Hormonlu domateslerin
ilki 2005 yılında gerçekleştirilen LGBTT onur haftası
kapsamında dağıtıldı. Basının aday olan magazin kişilerinin
de çokluğu nedeniyle havada kaptığı aday listesi ve tören
oldukça geniş yer buldu kendisine.
Hülya Avşar,
RTÜK, Mehmet
Ali Erbil, Türk
Silahlı Kuvvetleri (TSK), Haydar
Dümen,
Galatasaray Lisesi gibi kişi ve kurumların “domateslendiği”
etkinlikte pek tabii ki ödülün isim babası Toroğlu
da nadide ödülünü aldı.
Ancak ödülü
almasına o kadar sinirlendi ki Hürriyet Gazetesine şu
açıklamayı yaptı: “Kadınlık hormonu, erkeklik
hormonu... Hangisi fazla ise o cinsten oluyorsunuz. Beslenme yoluyla
devamlı olarak genetiği bozulmuş sebze, meyve, et yerseniz,
sonunda sizin öz hormonunuz bozulur. Dünkü
gazetelerde, hormonlu çilek yediği için 2,5 yaşında
göğüsleri çıkan küçük Yılgı’nın
hikâyesi de bunun kanıtı. Şimdi de bu cümlelerimden
dolayı eşcinsel dernekleri bana ödül vermişler. Bu ödülü
vermeyi onların gözü yer ama bu ödülü
almayı benim gözüm yemez.”
Bu açıklama
ödülün ne kadar doğru bir adrese gittiğinin
göstergesi gibiydi adeta.
2006 yılında ise artık
bilinen ve adayları heyecanlan beklenen bir aktiviteye dönüşen
Hormonlu Domates Ödüllerinde daha az aday ama büyük
bir çekişme vardı.
Gazeteci Betül
Âşık,
siyasetçi Ayhan
Zeynep Tekin Börü,
LGBTT örgütlerine yönelik tutumları nedeniyle Ankara
Valiliği, Bursa Valiliği, İstanbul Valiliği ve şarkıcı/oyuncu
Alişan
2006 yılının en homofobik isimleri olmuşlardı.
Basın dalındaki
adaylardan Ali
Murat Güven
yarışta önde giderken Lambdaistanbul’a bir mail atmış ve
ödülü ne kadar çok kazanmak istediğinin altını
çizerek ödül törenine gelip domatesini
elleriyle alacağını iletmişi.
Adrenalini yüksek
genç arkadaşlarının da yanında geleceğini bildirerek hem
de. O, Ali Murat Güven geçtiğimiz hafta Lambda’nın
kapatılma kararı ile ilgili kendince “destekçi” bir yazı
yazıp kaş yapayım derken göz çıkarttı.
Tıpkı Toroğlu gibi
güven de domatesinin hakkını veren bir performans sergilemekte
gördüğünüz gibi.
Yine aynı yılın
adaylarından oyuncu Oktay
Kaynarca da
Kanal D’de yayınlanan ve Ömür
Gedik’in
sunduğu sinema programında “eşcinsel dernekleri beni yanlış”
anladı diyerek günah çıkartmaya çalıştı.
2007 yılı hem aday
bakımından hem de homofobik söylemler açısından ne
yazık ki “zengin” bir yıl oldu. 5 dalda 29 adayın yarıştığı
oylamada “gülen” isimler gazeteci/yazar Alev
Alatlı,
linçperver Bursasporlu Esnaf ve Sanatkârlar Derneği,
şarkıcı Ebru
Gündeş,
CHP Genel Başkanı Deniz
Baykal ve
yapımcı Erol
Köse
idi.
Hülya Avşar bu
ödülün üstünden birkaç ay geçtiğinde
şu açıklamayla saf değiştirmişti bile:
"Bana göre asıl
bölücüler eşcinselleri saymayanlardır. Bunun
başörtüsünden ne farkı var ki? Hem başörtülülerin
hem eşcinsellerin arkasındayım. Ama bence eşcinsellerin
problemleri daha büyük."
Demek ki domateslerden
sözüm ona "ders çıkartan" birileri vardı.
Ve 2008: And the domates
goes to…
Türkiyeli LGBTT
bireylerin son aylarda yaşadıkları olumsuzlukların da etkisiyle
bu yılki hormonlu domates adayları hayli zengin(!).
Lambdaistanbul’un
yaptığı aday adayı anketi sonucunda adaylar toplandı ve anket
siz bu yazıyı okuduğunuzda başlamış olacak.
Kurum, siyaset, basın,
magazine ve televizyon olmak üzere 5 dalda toplam 26 adayın
yarışacağı heyecanlı yarış 29 Haziran 2008 Pazar gününün
ilk saatlerinde belli olmuş olacak.
İstanbul Valiliği,
Vakit Gazetesi, Okan
Bayülgen,
Fatih Ürek, Show TV, Sinan
Aygün,
Kadir Çelik, RTÜK(ikinci adaylığı), Oktay Kaynarca
(beni yanlış anladılar diyen Kaynarca’nın da ikinci adaylığı),
Burhan
Kuzu,
Serap Ezgü, Engin
Ardıç
gibi isimlerin aday olduğu anket için kendi adıma çok
heyecanlı ve meraktayım.
Kimin ödül
alacağı, aday olanların nasıl tepkiler vereceğini şimdiden
tahmin etmeye çalışarak eğleniyorum.
Kime oy vereceğimi
de belirlemekteyim elbette ki. Ama bu toprakların en “ilginç”
yarışmasında mümkün olduğunca çok kişinin oy
kullanması gerektiğini düşünüyorum.
Lambdaistanbul’un web
sitesine girerek oy verebileceğiniz anket için yorumlarınızı
da anketin yapıldığı sayfaya aktararak interaktif bir hale
dönüştürebilirsiniz.
Birçok kişinin
bilerek ya da bilmeyerek ürettiği ve ürettiği fikirleri
kamu ile paylaşmakta beis görmediği homofobi/transfobi
virüsünü teşhis etmek için çok güzel
bir girişim olan hormonlu domates anti homofobi ödüllerinin
toplumsal dönüşüme katkısı yadsınamaz.
Bazen fark etmediğimiz
kadar çok yakınımızda bitiveren, erken teşhisle tedavisi
mümkün olan bu hastalığa hep birlikte müdahale etmek
ve mücadele edilir bir platforma taşımak için
eteğimizdeki domatesleri dökmek gerek.
Bu yazı
Lambdaistanbul’un 2008 hormonlu domates anketi için
hazırladığı enfes metinle, daha doğrusu şiirle bitecek.
“Haziran
ayı geldi şenlik zamanı
Olsa
da bir pride bulsak havamızı
Rastlantı
değil, var her şeyin bir anlamı
Meydanların
geldi bize ait olma sırası
Omuzlarımızın
üzerinde gökkuşağı bayrağı
Nasıl
diye sorma, işte burada cevabı
Lütfedenlere
inat bize bu hayatı
Umudumuzla,
onurumuzla yürüyoruz bu yolları
Domatesimiz
var en hormonlusundan
Olmamış
dimağlara şifa dağıtan
Maalesef
biliyoruz Homofobi denilen
Amansız
bir hastalık dünyayı kemiren
Tedavisi
mümkün, insan yeter ki istesin
Elbet
senin de var yapabileceklerin biliyorsun
Sahiplerini
bulsun oylarınla domateslerimiz, ne bekliyorsun?”
Lambdaistanbul'un
sitesinde
hormonlu domates 2008 Adayları sizi bekliyor. (BÇ/EZÖ)
Homofobisiz, transfobisiz
bir hafta/lar…
Bawer Çakır
|