| Yusuf Koç |
|
Saklambaç oynadı, Okula gitti,
otobüs kuyruğunde bekledi. ( Tek beklediği kuyruk bu değildi. Örneğin
gözlüklerini değiştirmek için gece 02:00 de SSK hastahanesinin bahçesinde
bekledğini hatırlarlıyor hala.)
Başarılı bir öğrenciydi. Ama
Resim yapamazdı, Herhangi bir müzik aleti çalamazdı. ( Ney üflerdi arasıra
sadece. ) Snowboard yapamadı, Operalarda her zaman sıkıldı, Teyzesinden azar
işitti. Ne arkadaşının X5'in direksiyonunda çekilmiş bir fotografı vardır, nede
Uludağ'da hatıra olsun diyerek, düşüşünü fotoğraflatmıştır...
Başarılı ciddi bir ilişkisi
olmamıştır. (*)
Arkadaşlık Konusunda çok
hassasdır. Asla hata yapmaz, hata kabul etmez. Bu yüzden arkadaşı yoktur.
Kadınların ağırlığı olan bir evde doğup büyüdüğü için kendini çoğu zaman
Nietzsche ile bağdaştırmıştır.. En sevdiği yazarların başında Kant, Camus,
Schopenhauer ( idoludur aynı zamanda. ) Adalet Ağaoğlu, Selim İleri, Tess
Gerritsen ( ki bu hatunun suratı güzel olmasada, beyninde bir ulusu yıkabilecek
kadar fikir vardır. bu yüzden aşıktır O'na. ) gelir.. İyi yemek yapar ve büyük
zevk alır, Kendi bakımında özensizdir. Sakalları ne zaman canını yakmaya
başlarsa traş olur... Şuan hayatını yeknesaklığa sürmüş, Uçurumlarda tek
ayağında ayakkabısı olmayan bir balet gibidir..
Salt ve rutin hayatını
renklendirmek için hiç bir çaba sarfetmez... Sadece sever... Sever ve Terk
edilir...
Şuan Engelli Arabaları üreten
bir firmada Büro İdari Personeli olarak çalışıyor..
Şimdilik bu kadar..
( Ve umarım bu kadar kalmaz.. )
|




